Mirasçıların haklarını korumak için açtığı tenkis davası, uygulamada sıklıkla görülen davalar arasında yer almaktadır.
Türk hukuk sisteminde miras bırakacak olan kişinin, malları üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi yoktur. Yani mal – mülk her ne kadar o kişiye ait olsa da mirasçıların tereke üzerinde özel bazı hakları vardır. Bu hakların ihlal edilmesi durumunda açılan davaya tenkis davası diyoruz. Tabii ki mesele bu kadar basit değildir. Tenkis davası çok önemli ayrıntıları içeriyor.
Bu davanın bir şekilde tarafı olmuş kişi, muhakkak hukuki yardım almalıdır. Aksi halde hatalı veya ihmali işlemler ile hak kaybına uğrama ihtimali artar. Ancak bununla birlikte konu hakkında genel bir bilgi sahibi olmak da önem taşıyor.
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, saklı payı tecavüze uğrayan mirasçıların saklı paylarının iade edilmesi maksadıyla açtığı dava türüdür. Tenkis talebi ölenin miras sözleşmesi yahut vasiyetname ile yaptığı bağışlamalar için ileri sürülebileceği gibi kanunda sayılan durumlarda ölmeden önce yaptığı bazı bağışlamaların da iadesi istenebilir. Tenkis davası yalnızca mirasbırakanın ölümü halinde açılabilen bir dava olup, mirasbırakanın sağ olması halinde bu dava açılamayacaktır.
Tenkis davasına ilişkin hükümler Tenkis Davası başlığı altında Türk Medeni Kanunu‘nun 560-571. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Saklı Paylı Nedir?
Türk Medeni Kanununda bazı yasal mirasçıların yasal miras payının belli bir kısmını mirasbırakanın tasarrufundan koruyarak saklı pay ilan etmiştir. Bu paylar mirasçıların yasal miras payı esas alınarak kanunumuzda belirtilen oranlar üzerinden belirlenmektedir.
Mirasçıların Payları ve Saklı Paylar
Kimin ne kadar miras hakkına sahip olduğuna ilişkin düzenleme Türk Medeni Kanunu madde 495 vd. hükümlerinde yer alıyor. Payları şu şekilde izah etmemiz mümkün:
- Mirasbırakanın altsoyu (yani çocukları, torunları, onların çocukları vs.) hayattaysa tereke altsoya ve sağ kalan eşe kalır. Altsoydan da hayatta olan bir üst nesil, kendinden sonra gelenlerin mirasçılığını engeller. Yani bir kişinin 2 çocuğu hayatta ve 1 çocuğu ölmüş ama ölen çocuğundan olan torunu hayattaysa 2 çocuk ve 1 torun terekeyi alır. Hayatta olan çocukların çocukları miras hakkına sahip olmaz. Böyle bir durumda terekenin 1/4’lük kısmı eşe kalan 3/4’lük kısmı altsoya paylaştırılıyor.
- Eğer mirasbırakanın altsoyu hayatta değilse tereke bu sefer anne ve babaya kalır. Anne ve babanın alacağı toplam miras payı terekenin 1/2’sidir. Kalan 1/2 ise sağ kalan eşe aittir. Anne ve babadan birisi hayatta değilse 1/4’lük kısım hayatta olan anne veya babaya verilir. Kalan 1/4 ise mirasbırakanın kardeşleri arasında paylaştırılır.
- Eğer bu zümreden de hayatta olan kimse yoksa bu sefer tereke sağ kalan eşle birlikte ölenin nene – dedeleri arasında paylaştırılacaktır. Sağ kalan eşin tereke üzerindeki hakkı burada 3/4 olurken diğer mirasçılara paylaştırılacak toplam miktar 1/4 olur. Gene nene ve dededen hayatta olmayan varsa onların payına düşen kısım onların alt zümresine doğru paylaştırılır.
- Eğer ölenin bu saydığımız akrabalarından hiçbiri hayatta değilse tüm tereke sağ kalan eşe kalır. Eğer eş de hayatta değilse yani mirasbırakanın kimsesi yoksa tereke Devlet’e kalır. Ayrıca eşe hayatta olmayıp da yukarıda saydığımız diğer akrabalar hayatta olursa onlar gene yukarıdaki esaslara göre terekeyi alır ama bu sefer eşin payını da alırlar.
Bunlar miras paylaşımının temel esaslarıdır. Her somut olay bu kadar basit olmayabiliyor. Esasen bu konuda ciddi bir hukuki inceleme gerekir. Bu nedenle tecrübeli avukatlara başvurmakta fayda vardır.
Tenkis davası nasıl açılır sorusuna geçmeden önce kimlerin saklı payı olduğuna ve bu payların ne kadar olduğuna değinmekte yarar var. Saklı paylar da şu şekildedir:
- Mirasbırakanın altsoyu yukarıda bahsettiğimiz yasal miras hakkının 1/2’si oranında saklı paya sahiptir. Yani mirasbırakan hiçbir şekilde bu 1/2’yi ihlal edecek bir tasarrufta bulunamaz. Öyle olursa tenkise tabi tutulur. Tabi bazı özellikli durumlar hariçtir.
- Anne ve baba, yukarıda bahsettiğimiz yasal miras payının 1/4’ü oranında saklı paya sahiptir.
- Son olarak eşin saklı payı olduğunu söyleyebiliriz. Eş eğer bir ve ikinci zümre ile birlikte mirasçı ise yasal miras payının tamamı üzerinde saklı pay hakkına sahiptir. Eğer üçüncü zümre ile birlikte mirasçı oluyorsa yasal miras payının 3/4’ü oranında saklı paya sahip olur.
İşte bunlar da saklı pay oranları. Kişi ölmeden önce ölümüne bağlı olarak veya sağlığında sonuç doğuracak şekilde bu oranları aşarsa ölümünden sonra tenkis davası açılarak mirasçılar hakkını arayabilir. Ancak bu saklı payla sınırlı kalacak şekilde hak talep edilebilir. Saklı payları ve yasal miras oranlarını daha iyi anlaşılabilmesi için şu şekilde tablolaştırabiliriz:
Tablo 1: Yasal Miras Payları ve Saklı Pay Oranları
| Yasal Miras Payı | Tenkis ile Korunan Saklı Pay | |
| 1. Zümre (Altsoy) | Terekenin 3/4’ü | Terekenin 3/8’i |
| 2. Zümre (Anne ve Baba ve Onların Altsoyu) | Terekenin 1/2’si | Terekenin 1/8’i (2. zümreden yalnızca anne – baba saklı paya sahiptir. Onların altsoyu saklı paya sahip olmaz.) |
| 3. Zümre (Nene – Dedeler ile Onların Altsoyu) | Terekenin 1/4’ü | 3. zümre saklı paya sahip değildir. |
| Eş | 1. zümre ile birlikte terekenin 1/4’’ü2. zümre ile birlikte terekenin 1/2’si3. zümre ile birlikte terekenin3/4’ü Kimse hayatta değilse terekenin tamamı | 1. zümre ile birlikte terekenin 1/4’’ü2. zümre ile birlikte terekenin 1/2’si3. zümre ile birlikte terekenin 9/16’sı |
Mirasbırakan, saklı payı ihlal etmeyecek şekilde dilediği gibi mallarını dağıtabilir. Saklı payı olmayan kişileri herhangi bir neden göstermeksizin mirasından mahrum bırakabilir. Saklı paylı mirasçıların yalnızca saklı payını almasını sağlayabilir.
Tenkis Davasını Kimler Açabilir? Tarafları Kimlerdir?
a-) Davacılar:
Tenkis davası yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilir. Saklı paylı mirasçılar Türk Medeni Kanunun 506. Maddesinde belirtildiği üzere şu kişilerdir;
1-) Mirasbırakanın Anne ve Babası
2-) Mirasbırakanın Altsoyu
3-) Mirasbırakanın Eşi
4-) Saklı paylı mirasçıların alacaklıları ve iflas masası Türk Medeni Kanunu, saklı paylı mirasçıların dışında; Saklı paylı mirasçıların alacaklılarının da, tenkis davası saklı paylı mirasçı tarafından açılmadığı taktirde bu davayı açma hakkına sahip olacağını düzenlemiştir. Saklı paylı mirasçıların iflas etmesi halinde alacaklılar değil iflas masası tenkis davası açma hakkına sahip olacaktır.
* ÖNEMLİ NOT-1: Türk Medeni Kanununun 505. Maddesinde yapılan değişiklikle mirasbırakanın kardeşi saklı paylı mirasçı olmaktan çıkarılmıştır.*
* ÖNEMLİ NOT-2: Ön zümrede bir saklı paylı mirasçı varsa arka zümredekiler bu davayı açamazlar. Ayrıca bu davanın sadece saklı paylı mirasçılar tarafında açılması durumunun istisnası mevcuttur. Saklı paylı mirasçıların alacaklıları ve iflas masası bu davayı açabilir. Bunu için saklı paylı mirasçının davayı açmıyor olması, iflas etmiş olması veya aciz vesikasının bulunması gerekir.*
b-) Davalılar
Mirasbırakan tarafından tasarruf oranını aşarak tenkise tabi kazandırmalar yaptığı 3. kişiler yahut mirasçılar tenkis davasının davalılarıdır. Kazandırma yapılan kişi ölmüş ise ölen kimsenin mirasçıları davalı olacaktır.
Tenkis Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Tenkis davasında zamanaşımı süresi nedir sorusu uygulamada önem taşıyan ve merak edilen bir sorudur. Belirtmemiz gerekir ki tenkisi gerektiren işlemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde bu davanın açılması gerekiyor. Çoğu olayda mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyet ve diğer işlemlerin başlamasıyla bu süre başlar. Ancak mirasbırakan ölmeden tenkis davası açılması mümkün değildir.
Tenkis davasında en üst dava açma süresi ise 10 yıldır diyebiliriz. Vasiyetnamelerle ilgili işlemlerden ötürü dava açma hakkı 10 yıl içerisinde kullanılmalıdır. Yani tenkise tabi işlem öğrenilmemiş olsa bile 10 yıl içinde dava hakkı düşer. Bu 10 yıllık süre de vasiyetnamenin açılması anında başlıyor. Tabi sürenin başlangıcı her somut olayda farklı olabilir.
Tenkis davasında zamanaşımı süresi diye bir süre yoktur. Bu saydıklarımız hak düşürücü sürelerdir.
Tenkis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Medeni kanunun 576. Maddesine göre miras, malvarlığının tamamı için miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Miras bırakanın tasarruflarının tenkisi de bu yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Tenkis Davası Ne Kadar Sürer?
Tenkis davası ne kadar sürer sorusuna net bir cevap verilemez. Bu süreye; tenkis edilecek malın türü, kimin elinde bulunduğu, davacı ve davalıların durumu, bekletici mesele olabilecek diğer hususlar, mahkemenin yoğunluğu, ispat araçları vs. birçok unsur olumlu veya olumsuz olarak etki eder. Bu davada özellikle bir miras avukatı yardımı alınarak zamansal olarak süreci hızlandırmak mümkündür.
Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali Davası İle Tenkis Davası Arasındaki Farklar
İptal davasında geçersiz ölüme bağlı tasarrufların iptali istenirken, tenkis davasında geçerli olan tasarrufun miras bırakanın tasarruf oranını aşan miktarın etkisizleştirilmesi istenir.
Davacı taraf, ölüme bağlı tasarruf geçersiz olduğu halde iptali değil de tenkisi talep ederse, bu dava dinlenir. Bu talep davacının iptal hakkını kullanmadığı anlamına gelmemektedir.
Tenkis davası yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilecekken, ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını her mirasçı ve vasiyet alacaklıları açabilir.
İptal ölüme bağlı tasarrufu ortadan kaldırır. Bu durumun tek istisnası, mirasçılıktan çıkarmada karşımıza çıkmaktadır. Çıkarılan mirasçı, sebebin yokluğunu veya gerçek dışı olduğunu kanıtlasa bile normal payını değil sadece saklı payını alır.
Davacı mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun aşikar bir hataya dayandığını kanıtlarsa normal payını alır. İptal davasında, ölüme bağlı tasarrufun ortadan kaldırılması ve davacının normal miras payına kavuşması söz konusu iken tenkis davasında davacı sadece saklı payın elde eder.
. All Rights Reserved.