Tekerrür, kelime anlamı itibariyle “tekrarlama” anlamına gelmektedir. Tekerrür, daha önceden işlemiş olduğu bir suçtan dolayı kesin bir hükümle mahkûm olmuş bir kimsenin, bu mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra kanunda öngörülen süre geçmeden yeni bir suçu işlemesi halidir. Burada ikinci suçu işleyen şahsa mükerrir denir. Mükerririn karşıtı, ilk suçlu terimidir.
Suçta Tekerrürün Hukuki Niteliği
Tekerrür müessesesi, 765 sayılı TCK’nın 81. ve devamı maddelerinde düzenlenmişti. 5237 sayılı TCK’nın yayımı ile birlikte, bu müessesenin eskisinden çok farklı olarak düzenlendiğini görmekteyiz. Hem
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi, hem de 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi ayrıntılı olarak incelendiğinde tekerrür müessesinin kaldırılmadığı, nitelik değiştirdiği, önceden ceza hukuku müessesesi iken, güvenlik tedbiri niteliğini aldığı görülecektir. Dolayısıyla 5237 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra da hâkim, sanığın mükerrir olup olmadığı hususunu araştıracak ve mükerrir ise bu hususu kararda belirtilerek, infazın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılacağını, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağını kararında açıkça gösterecektir. (5237 sayılı TCK m. 58/7.)
Tekerrür müessesinin ceza hukuku kurumu mu, yoksa infaz hukuku kurumu mu olduğu hususu uzun süre tartışılmıştır. 5237 sayılı TCK tekerrür müessesesini güvenlik tedbiri olarak kabul etmiştir. O halde tekerrürle ilgili, 5237 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun’un güvenlik tedbirlerine hâkim olan ilkeleri uygulanacaktır.
Suçta Tekerrür Hükümlerinin Uygulanma Şartları
Tekerrüre ilişkin hükümler Türk Ceza Kanunu, Madde 58’de yer almaktadır. Bu maddenin hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli şartların sağlanmış olması gerekmekte aksi halde ikinci kez suç işlenmesi halinde tekerrüre ilişkin hükümler uygulanmamaktadır. Bunlar;
- Kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunması
- Yeni bir suçun işlenmesi
- Yeni suçun belirtilen tekerrür süreleri içinde işlenmesi
- İşlenen yeni suç sebebiyle hapis cezasına hükmedilmiş olması
Bu koşullar kendi içinde ayrıntıları içerdiğinden aşağıda bunları da inceledik.
Suçta Tekerrür ve Kesinleşmiş Ceza Mahkumiyeti Şartı
Bir hükümlüye tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için işlediği önceki bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin olması gerekir. Ceza mahkumiyetinin yaptırımı hapis cezası veya adli para cezası olabilir. İlk işlediği suç nedeniyle yargılanıp mahkum olan hükümlünün bu ilk suçunun cezasının kesinleşmesinden sonra ikinci suçu işlemesi gerekir. Cezanın kesinleşmesi, yerel mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararının istinaf veya temyiz edilmiş olması halinde, bu kanun yollarının tüketilmesiyle mümkün olur. İşte bu kesinleşmiş cezadan sonra ikinci bir suç işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır.
Tekerrür Uygulaması İçin Cezanın İnfazı Şart Değildir
Tekerrür hükümlerinin uygulanması için ilk suça dair mahkumiyetin infaz edilmiş olması veya infaza verilmiş olması şart değildir, önemli olan ilk mahkumiyetin kesinleşmesidir. Hükümlü, ilk mahkumiyetinin kesinleşmesi üzerine cezanın infazı için teslim olmamış veya yakalanarak cezaevine konulamamış olabilir. Hatta infazın ertelenmesi vb. gibi kişisel hukuki nedenlerle cezasının infazı henüz başlamamış olabilir. Kanunun tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için aradığı tek kriter ilk ceza mahkumiyetinin kesinleşmesidir. İlk ceza mahkumiyeti kesinleştikten sonra cezanın infaz aşamasına gelip gelmediğinin hiçbir önemi yoktur.
Suçların Niteliğine Dair Tekerrür Şartları
Kasıtlı suçlara, kasıtlı suçlarla tekerrür hükümleri uygulanır. Taksirli suçlara da taksirli suçlarla tekerrür hükümleri uygulanır. Kasten işlenen suçlar ile taksirle işlenen suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamaz. Örneğin, daha önce trafik kazası neticesinde taksirle adam öldürme suçu işleyen kişi, bu taksirli suça dair cezası kesinleştikten sonra bu kez kasten adam öldürme suçu işlese hakkında tekerrür hükümleri uygulanamaz. Çünkü birinci suç taksirli suç, ikinci suç ise kasten işlenen bir suçtur. İşlenen birinci suç ile ikinci suçun vasfı aynı olmasa bile suçta tekerrür hükümleri uygulanır. Örneğin, işlenen birinci suç dolandırıcılık suçu, ikinci suç ise güveni kötüye kullanma suçu olsa bile tekerrür hükümleri uygulanır. Suç vasıfları farklı olsa bile her iki suç da kasten işlenen suçlardandır.
Ayrıca ‘sırf askeri suçlar’ ile diğer suçlar arasında da tekerrür hükümleri uygulanamaz. Sırf askeri suçlar, Askeri Ceza Kanunu’nda tanımlanmıştır. Bu suçlar ile kasten veya taksirle işlenen suçlar arasında suçta tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Yeni Suçun Belirtilen Tekerrür Sürelerinde İşlenmesi
Yukarıda anlattığımız üzere tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için infazının başlamış olması şart olmayıp kesinleşmesi yeterlidir. Yeni suç ise bu kesinleşmeden itibaren belirli bir süre içinde işlenmiş olmalıdır. Aksi halde tekerrüre ilişkin hükümler uygulama alanı bulmayacaktır.
TCK madde 58/2’de tekerrür süreleri belirtilmiştir. Belirtilen bu süreler içinde ikinci bir suçun işlenmesi halinde tekerrüre ilişkin hükümler esas alınacaktır. Buna göre;
Önceki suçtan dolayı verilen ceza mahkumiyetinin kesinleşmesinden sonra;
- İnfaza başlanmış ise tamamen infaz edildikten sonra kanunda 3 ve 5 yıllık tekerrür süreleri öngörülmüştür. Buna göre;
- 5 yıldan fazla süreli hapis cezası halinde tekerrür süresi önceki cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 5 yıldır.
- 5 yıldan az süreli verilen hapis cezası ve adli para cezası halinde tekerrür süresi cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıldır.
Kanunda belirtilen bu süreler geçtikten sonra yeni bir suç işlenmesi halinde tekerrür söz konusu olmaz.
- Henüz infaz edilememiş ise kanunda belirtilen süreler başlamayacaktır. Herhangi bir süre söz konusu olmaksızın tekerrür hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Uzlaşma Sonrasında Suçta Tekerrür
CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde, uzlaşma kurumu düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre, suçtan zarar gören ile sanık soruşturma veya kovuşturma aşamasında uzlaşırlarsa, soruşturma aşamasında kamu davası açılmaz, uzlaşma nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma kovuşturma aşamasında olursa, davanın düşürülmesine karar verilir. Bu durumda önceden verilmiş mahkûmiyet şartı gerçekleşmediğinden, bu kararlar tekerrüre esas teşkil etmez.
Suçta Tekerrür İçin Zamanaşımı
Dava zamanaşımı gerçekleştiğinde, kamu davasının düşürülmesine karar verileceğinden, mahkûmiyet şartının gerçekleşmemesi nedeniyle tekerrüre esas olmaz.
5237 sayılı TCK’nın 68. maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımı yalnızca bir infaz engelidir, ceza zamanaşımı süresinin geçmesiyle ceza düşmez, sadece infaz edilmez. Yani ceza zamanaşımının ön koşulu, kesinleşmiş mahkûmiyettir. Bu mahkûmiyet infaz edilememiştir. Bu hüküm kesinleştiği andan itibaren, silinme koşulları oluşuncaya kadar tekerrüre esas teşkil edebilir. Cezanın zamanaşımına uğraması da, tekerrürün uygulanmasına engel değildir.
. All Rights Reserved.