Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya halk arasında bilinen adıyla kara para aklama kavramını, kanun dışı yollardan kazanılan gelirin değerini mümkün olduğunca koruyarak, yetkililerin dikkatini çekmeyecek ve kullanılabilirliğini arttıracak şekilde gizleyerek veya kanuni gerekçe kazandırarak, başka varlıklara dönüştürülmesi işlemi olarak tanımlamak mümkündür. Suça konu uygulamada söz konusu malvarlığı değerleri genellikle bankacılık sektörü içerisinde aklanmaya çalışılmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 282. maddesi kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu öncüllü bir suçtur. Yani suçun oluşması, daha önceden bir başka suçun işlenmesine bağlıdır. Halk arasında “kara para“ olarak bilinen malvarlığı da, suç sonucunda elde edilmiş paradır.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini (Kara Para) Aklama Suçunun Unsurları
Öncül suç işlendikten sonra, suçtan elde edilen malvarlığı gelirlerinin/değerlerinin aklanması suçunun oluşması için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, iki farklı seçimlik hareketle ve genel kastla işlenebilen bir suçtur. Şu seçimlik hareketlerden herhangi birinin işlenmesiyle suçun unsurları vücut bulur:
- Birinci seçimlik hareket, öncül suç işlenerek elde edilen malvarlığı gelirlerinin/değerlerinin (para, taşınmaz, altın vb.) yurtdışına transfer edilmesidir. Transfer etme fiili, fiziksel olarak Türkiye’den başka bir yere götürme şeklinde olabileceği gibi (örneğin, kara parayı otomobilde gizleyerek sınırdan geçirmek) bankacılık sitemi üzerinde elektronik para transferleri veya internet üzerinden başkaca şekillerde de yapılabilir. Örneğin, kamuoyunda Çiftlikbank olarak bilinen saadet zinciri yoluyla dolandırıcılık suçu işlenerek elde edilen paraların Türkiye’den yurtdışına transfer edilmesi suçun oluşmasına neden olur.
- İkinci seçimlik hareket, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasıdır. Çeşitli işlemlere tabi tutma, sayısız farklı hareketle işlenebileceğinden bu seçimlik hareket, serbest hareketli olarak düzenlenmiştir. Örneğin, resmi evrakta sahtecilik suçu işlenerek elde edilen gayrimenkuller devrettikten sonra, bankadan kredi çekerek taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirip, ipotek bedelini de ödememek suretiyle, bankanın suçtan elde edilen gayrimenkulü icra yoluyla satarak alacağı elde etmesi halinde suç meydana gelir. Çünkü, suçtan elde edilen malvarlığı değeri olan gayrimenkul çeşitli işlemlere tabi tutularak bankadan çekilen paraya meşruiyet sağlanmıştır. TCK m.282 gerekçe metninde, yurt dışında işlenmiş olan bir suçtan kaynaklanan gelirin, meşru yolla elde edilmiş bir para görüntüsüyle yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde ülkeye sokulması hâli suça örnek olarak verilmiştir.
TCK’nın 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu, kendisine kaynaklık eden öncül suçtan bağımsız ve ayrı bir suçtur. Kara para aklama suçu ile birden fazla hukuki menfaat korunmaktadır. Nitekim doktrinde bu suçla korunan hukuki yarar, ‘…suçun finansmanının önlenmesi, organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele, suç örgütlerinin ekonomik gücünün çökertilmesi, bunların elebaşlarına ve faillere ulaşılabilmesi yani kamu düzeninin korunması, finansal sistemin ve kuruluşların ekonomik denge ve istikrarının, bütünlüğünün, saygınlığının korunması, rüşvetin ve kirlenmenin yaygınlaşmasının ve suç örgütlerinin arz ettikleri tehlikeler sebebiyle demokratik değerlerin tahribinin önlenmesi’ olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla, açıklanan hukuki yararları korumak için suç olarak tanımlanmış olan karapara aklama fiilinin kendisine kaynaklık eden öncül suçtan bağımsız ve ayrı bir suç olup, öncül suç dışında tamamen ayrı hukuki yararları korur (Y15CD- K.2013/12895). Bu nedenle, öncül suç ile kara para aklama suçunun unsurları ayrı ayrı değerlendirilerek suçların oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçunun Fiili
TCK 282 kapsamında suçun oluşabilmesi, birden fazla fiilden herhangi birisinin işlenmesine bağlanmıştır. Önemle belirtilmelidir ki, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu seçimlik hareketli bir suç olduğundan, burada sayılan fiillerin tamamı değil, herhangi birinin işlenmesi halinde kara para aklama suçu oluşur. Söz konusu fiiller ise şu şekilde sıralanabilir:
a) Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerinin gayrimeşru kaynağını gizlemek: Malvarlığı değerinin kaynağını gizlemek de söz konusu suçun sübuta ermesine sebebiyet verir. Örneğin zimmete geçirilen paranın, maaş olarak gösterilmesi halinde hem zimmet suçu hem de suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama suçu oluşur. Bu halde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilir.
b) Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini yurtdışına çıkarmak: Malvarlığı değerinin yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılması, TCK 282 kapsamında suç olarak tanımlanır. Kişinin malvarlığını ne şekilde yurtdışına çıkardığının bir önemi yoktur. Örneğin kişinin hırsızlık sonucunda elde ettiği çek senedini cebinde saklayarak yurtdışına çıkarması dahi söz konusu suçu oluşturur. Bu halde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilir.
c) Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerini Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak veya Kullanmak: Kanun metninden anlaşılacağı üzere, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini kabul etmek, satın almak gibi fiiller de suç oluşturur. Ancak burada kişinin özel bir kastı aranır, yani söz konusu malvarlığı değerinin, suçtan kaynaklandığının failce bilinmesi şarttır. Örneğin suç sonucunda elde edilen paranın bir kimseye “hediye” olarak verilmesi halinde, ancak paranın suçtan kaynaklandığı biliniyorsa suç oluşur. Bu halde verilecek ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.
d) Meşru bir yolla elde edildiği hususunda kanaat uyandırmak amaçlı çeşitli işlemlere tabi tutulmak: Bu kapsamda örneğin, rüşvet amacıyla banka hesabına gönderilen paranın çeşitli transferlere tabi tutulup meşru yollarla elde edildiği izlenimini uyandırmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturur. Bu halde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezasına hükmedilir.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini/Gelirlerini Aklama Suçunun Cezası
Kara para aklama suçunun cezası şu şekildedir:
- Alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m.282/1).
- Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.282/2).
- Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır (TCK m.282/3). Kamu görevlisi, memur, avukat, hakim, savcı, polis, milletvekili, müfettiş vb. atama, seçim veya yargısal görev yapan tüm kişileri ifade etmektedir (TCK m.6).
- Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır (TCK m.282/4).
- Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.282/5).
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunun örgütlü işlenmesi daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Kara para aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde cezanın arttırılması TCK m. 282/4 uyarınca hükme bağlanmıştır. Suç örgütünün kurulması, işlenmesi amaçlanan suçlar bakımından araç niteliğindedir. Bir oluşumun suç örgütü olarak adlandırması için oluşumun en az üç kişiden oluşması gerekir. Üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ olmalıdır. Şahıslar, suç işlemek amacı etrafında fiilî olarak birleşmelidir. Örgütün devamlılık niteliği ve amaçlanan suçları işlemeye elverişli üye, araç ve gerece sahip olunması gerekmektedir. TCK m. 282/4’te düzenlenen ağırlaştırıcı nedenin söz konusu olabilmesi için örgütün suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun hareketlerine başlanmış olmalıdır. Örgütlü kara para aklama suçunun cezası; 6 yıldan 14 yıla kadar hapis ve 40 bin güne kadar adli para cezasıdır.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama Suçunda Etkin Pişmanlık
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçu tespit edilmesi zor bir suç olduğundan ve genellikle bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğinden kanun, suçun faillerine etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma hakkı getirmiştir. TCK 282/6 kapsamınca, suç hakkında kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan ve bu amaçla yetkili makamlara haber veren kişi hakkında TCK 282 gereğince bir cezaya hükmolunmaz. Yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, soruşturma tamamlanmadan malvarlığının tüm değerlerinin yetkili mercilere bildirilmesi cezadan kaçınmayı sağlayacaktır.
. All Rights Reserved.