İrtikap Suçu, Cezası ve Nitelikli Halleri

İrtikap suçu, yarar sağlamanın gerçekleşme şekilleri dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 250. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

(1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.

(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”

İrtikap Suçunun Unsurları

İrtikap suçunun oluşabilmesi için kamu görevlisi olan failin, kişilerden kendisine ya da bir başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Suçun faili ancak kamu görevlisi olabilir. Kimlerin kamu görevlisi sayılacağı hususu TCK m. 6/1-c’de belirtilmektedir. Bununla birlikte mevzuatımızdaki bazı özel kanunlarda “kamu görevlisi sayılır” ya da “kamu görevlisi gibi cezalandırılır” şeklindeki düzenlemeler de suçun niteliğini belirlemede dikkate alınmalıdır (örnek olarak 399 sayılı KHK m.11/b).

Failin kamu görevlisi olmaması halinde, şartların oluşması durumunda,

  • 1. fıkrada anlatılan eylem yönünden yağma suçu (m. 148),
  • 2. fıkrada anlatılan eylem yönünden ise dolandırıcılık suçu (m. 157) oluşabilecektir.

İrtikap suçunun bir görev suçu olması sebebiyle, kamu görevlisinin görev ve yetki alanına giren bir işlemle ilgili çıkar sağlaması gerekmektedir. Bu nedenle, kamu görevlisinin görev ve yetki durumu araştırılmadır. Bu suç yönünden fail, yapması gerektiği bir iş için yarar sağlamaktadır. Fail, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapmak veya yapmamak için yarar temin ediyorsa, şartlarının oluşması halinde rüşvet suçu oluşabilecektir. Yani sağlanan veya vaat edilen yarar, mevzuat gereği verilmemesi ya da sağlanmaması gereken bir yarar olmalıdır.

Yarar, para ya da ekonomik değeri olan diğer bir mal olabileceği gibi manevi bir menfaat da olabilir.

İrtikap suçu; görevi kötüye kullanma suçunun (m. 257) özel şekli olduğundan, yalnızca irtikap suçundan cezalandırma söz konusu olur. Ayrıca TCK m. 257 uygulanmaz.

Maddenin 4. fıkrasında daha az cezayı gerektiren nitelikli hal düzenlenmiştir. Buna göre; irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecektir (m. 250/4).

İrtikap suçunda, soruşturma izni alınmasını öngören 4483 sayılı kanun hükümleri uygulanmaz ve C.savcıları doğrudan soruşturma yapabilmektedirler (3628 sayılı kanun m.17/1).

Görevli mahkeme; 5235 sayılı kanunun 12.maddesi uyarınca, 1.ve 2.fıkralar için ağır ceza mahkemesi, 3.ve 4.fıkralar için ise asliye ceza mahkemesidir.

İcbar Suretiyle İrtikap Suçu

Maddenin 1. fıkrasında icbar suretiyle irtikap suçu düzenlenmiştir. Bu maddede düzenlenen suçun oluşabilmesi için;

– Görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmalı,

– Kendisine ya da bir başkasına yarar sağlanmasına ya da bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimse icbar edilmelidir.

Bu halde fail 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

İcbarın, yağma suçunun oluşumuna sebebiyet veren cebir ya da tehdit boyutuna varmaması gerekir. Aksi takdirde irtikap değil yağma suçu (m. 148) oluşur.

Bu fıkra kapsamında mağdur, sağlamış olduğu ya da vaat ettiği yararın hukuka aykırı olduğunu bilmektedir.

Yarar sağlanmasının yanında, yarar sağlama yönünde vaatte bulunulmasıyla da suç tamamlanmış olur, teşebbüs hükümleri uygulanmaz.

İcbar teşkil eden fiiller çeşitli şekillerde gerçekleşebilir. Bu husus her somut olayda mahkeme tarafından takdir edilecektir. Mağdurun iradesini baskı altında tutan her türlü eylem icbar olarak değerlendirilebilir. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir (m. 250/1-2.cümle)

İkna Suretiyle İrtikap Suçu

Maddenin 2. fıkrasında ise ikna suretiyle irtikap suçu düzenlenmiştir. Bu fıkra kapsamında mağdur, sağlamış olduğu ya da vaat ettiği yararın hukuka uygun olduğu inancındadır. Bunun için;

– Görevin sağladığı güven kötüye kullanılmalı,

– Hileli davranışlar gerçekleştirilmeli,

– Kendisine ya da bir başkasına yarar sağlanmasına ya da bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimse ikna edilmelidir.

Bu halde fail 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Hilenin icrai ya da ihmali davranışlarla gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu bakımdan, hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçu (m. 250/3), ikna suretiyle irtikap suçunun sadece bir işleniş şeklinden ibarettir. Bu durumda suçun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

İkna suretiyle irtikap suçu sahte belge kullanılarak işlenirse; TCK m. 212 uyarınca hem belgede sahtecilik hem irtikap suçu oluşacaktır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir